14 Eylül 2016 Çarşamba

MOTOSİKLETLE GÜRCİSTAN VE AZERBAYCAN

Önce kısaca motosiklet maceramı anlatayım:geçen sene Ağustos sonu gibi bir arkadaşımla konuşurken motosiklet tutkumdan ve eğitim alacağımdan söz açtım , aynı tutkunun kendisinde de olduğunu söyleyince beraber motosiklet sürüş eğitimi ve ehliyeti veren bir kursa yazılmamızla macera başlamış oldu.

Sonrasında ehliyeti alış ve yamaha ybr 125 esd ile 5 bin km kadar şehiriçi ve çevre illeri kapsayan antremanlardan    sonra  ( yaklaşık  8 ay )  Honda NC 750 X alarak büyük motora geçiş yaptım , onunla da  5 bin km kadar sürüş yaptıktan sonra Gürcistan ve Azerbaycan Rotası için yol arkadaşı araştırmalarım sonuç verdi .
 Ankaradan gelerek bana katılan otuz yıllık arkadaşım İlkay ile planlamamızı yaparak (aslında planlamasız da sayılabilir ) 30 Ağustos günü Trabzondan motorları çalıştırdık ve yolculuk başlamış oldu.

1 NCİ GÜN ;
    İlkgün heyacanı ile başlayan seyahatimiz kısa molalarla Sarp sınır kapısına kadar sürdü,sınırdan geçiş öncesi yemeğimizi yedik ,yemek yediğimiz yerdeki Gürcü asıllı garson bayandan Batum'a geçince hangi Gürcü hattını almamız gerektiği konusunda fikir aldık ,tavsiyesi geocel veya magti idi ama biz bir hata yapıp beeline operatörünün hattını aldık( Batum Türk sokağındaki satıcının Azerbaycanda geçerlidir yalanına kandım).

Neyse devam edelim ;sınırdan geçiş yeşil pasaportlu olmamız sayesinde ( ! ) ohal kapsamındaki soruşturmalar yüzünden yaklaşık iki saat sürdü ve sınırdan geçtik,gürcü tarafında  geçiş ise yaklaşık 5 dakikada tamamlandı.






Bu arada greencart uygulaması Gürcistanda olmadığı için motorlarımız için yeşilkart sigortası yapmadan girmiş olduk.(bir kaza    durumunda nasıl bir prosedür işleyecekti hala bilmiyorum)

       Sarp sınır kapısında Gürcü gümrüğünden kısa sürede çıkış yapınca işte seyahat şimdi başlıyor duygusu hasıl oldu ve Sarpi'den (gürcüce ismi) devam ederek ilk benzinimizi litresi 1,79 lariden alarak depoları doldurmuş olduk yaklaşık 20 Km sonra da Batumi'ye girdik .

       İlk işimiz dinlenmek olacaktı biz de deniz kenarında ki parklardan birinin otoparkına motorları park ettik ve büfelerden birinin sandalyelerine kurulduk ama cepte TL ve dolar var Gürcü parası lari yok dolayısıyla içeçek bir şeyler alma isteğimiz kısa süre için beklemede kaldı.

        Mecburen döviz bürolarının birinden lari aldık (tabiiki birimiz motorların yanında kaldı).
Dinlenme ,denize girenleri izleme ,parktaki yarım yamalak Türkçe konuşan bisiklet kiralayıcı gencin kiralık ev ve oda var istermisiniz sorusuna olumsuz cevap verdikten sonra Türk sokağına gitmek için motorlara atladık bir kaç  denemeden sonra Türk sokağına vardık.












Batumun tek camisi de bu sokakta ayrıca Türk Lokantaları vs mevcut.
   Sokakta araç parkı için uygun alan mevcut biz de motorları park edip kendi sularımızda yüzüyoruz hissi ile pastanenin sandalyelerine kurulduk ve ilk ve son kazığımızı ısmarladığımız menemeni yedikten sonra ödeme esnasında yemiş olduk .

    Piyasa fiyatının yaklaşık üç katı ödeme yaptık. öncesinde bitişikteki döviz bürosundan telefon hattı alıp( beeline operatörü ve sakın almayın) Türkiye ile görüşmelerimizi yaptık, internet paketi de olduğu için sosyal medya hesaplarımızı kullandık.fakat gerek yokmuş çünkü bölgede wifi şifreleri neredeyse isteyene veriliyor durumunda olduğu için onu da kullanarak facebook arama,watsup arama veya tango programlarının biriyle de iletişim ihtiyacımızı karşılayabilirdik ki ilerleyen zamanlarda bu yöntemleri de kullandık.

   Sonrasında bize önce ev kiralamak isteyen( 175 Lari) sonra oda da kiralayabileceğini söyleyen (75 lari) Türk vatandaşı ayakçıdan uzaklaşıp booking den motorları da emniyete alabileceğimiz kapalı bahçesi bulunan hostel bulup konaklama işini de halletmiş olduk.
 Tabi ki telefondan navigasyon kullanıyoruz ama gece karanlığında yolları şaşırabiliyorsunuz fakat bir kaç yanlış yola girdikten sonra işlem tamam oldu.

1 Lari = 1,29 Lira
95 oktan premium benzin litre fiyatı = 1,79 Lari
1 lire benzin fiyatı 1,79*1,29 = 2,3091 TL.

2 NCİ GÜN:
 
   Sabah kalkınca hazır çorbamızı  hostelin mutfağında pişirip kahvaltımızı yaptık ,tekrar motorlara atlayıp Türk sokağına gittik ve motorları park ederek Batumu gezmeye başladık.
Kaldığımız hostelin bahçesi.
 

   Batum için bizim karadeniz şehirlerinde olmayan uzun plajlarında denize girenlerden (yerli ve yabancı) bahsedilebilir. Büyük binalar ,parklar ,caddeler ve zincir otellerin kumarhane işlevi öne çıkmış büyük  yapılarından bahsedilebilir.
                                                                            Batum camisi ve kapısı
                                       
                                     Sahildeki saat kulesi
                                          Ara caddelerden  görüntüler,
                                          alttaki beyaz  bina sinagog.

                                           Öğlene kadar Batumu gezip  Tiflise doğru yola çıktık

                                          Yolda mola verdiğimiz bir yerden yaptığım paylaşım
                                                                                                                

 
   Yollarda ineklere dikkat ,yağmura yakalanınca sığındığımız benzin istasyonunda ki diğer sığınmacılardan :) ingiliz motorcunun ifadesiyle çılgın sürücülere özel dikkat . .Hele ki sağ direksiyonlu araçları  ile nasıl solluyorlar hala anlayabilmiş değilim anlayacağınız tehlike katsayısı oldukça yüksek.

   Tiflise doğru yaklaştıkça yeni yapılmış   tahminen 200 km veya daha fazla üç şeritli gidiş ve gelişi olan beton yoldan gidiyorsunuz bu yolda hız sınırı 110 km,zaman zaman 90 km ye düşürüyorlar.çok miktarda polis arabası var ama hiç sorun yaşamadan gece  22:00 civarında Tiflise vardık ilk benzin istasyonunda durup hostelimizi ayarladık.

   Hostelin sahibiyle kırık ingilizce konuşarak  (emniyetli yeri yok ) motorları hostelin önüne bırakırsak emniyet açısından problem olup olmayacağnı sordum cevap tabii ki problem yok oldu.

3 NCÜ GÜN:

Sabah kalktığımda motorun üzerinde yüklü olan çadırın yerinde yeller esiyordu.!!!


                                                          Artık alarm almak şart oldu.

   Çok fazla dert etmeden hostelden ayrılıp Eski şehir bölgesine geçtik ve açık yol kenarı otoparka motorları park edip Tiflis gezimizi başlattık.
   Bölgede bir cami var görevlileri ile Türkçe anlaştık, Osmanlıdan kalma hamam,eski evler vs var.
Az biraz yokuş çıkınca kalesine varıyorsunuz ki tüm Tiflisi kuşbakışı izleme imkanına sahip oluyorsunuz .












Tiflisin tek camisinin içinden görünüm ,iki mihrap var .




 


 
   Ayrıca meşhur Gürcü ana heykeli de kalenin uzanımında diğer tepenin üzerine konuşlandırılmış,söylememe gerek yok her yer turist kaynıyor.





   Gezimiz devam ediyor.Türkiyede doğan ve Gürcistana girdikten sonra Tiflisi ikiye bölen kura nehri şehre ayrı değer katmış söylemeliyim.



                                  Şehrin diğer görülesi yerlerinden kareler .
 


                                                                                   Özgürlük meydanı
                                           Eski şehir bölgesinde gece görüntüsü.

   Tabiki kaldığımız hosteli değiştirdik motosikletler için kapalı bahçesi olan başka bir hostel bulup geceyi orada geçirdik.


     Bu günün sabahında kahvaltımızı meşhur Gürcü pidesi olan haçapuri ile yapıp ( Doğu Karadenizde  yapılan peynirli pidenin versiyonu) Azerbaycan sınırına doğru yola çıktık,yaklaşık bir saat kadar süren motor sürüşünden sonra sınıra geldik,

    Her zamanki gibi Gürcü sınırından hiçbir zaman kaybı olmadan çabucak geçtik ama Azeri sınırında ki araç kuyruğu moralimizi bozsa da motorcu olmanın avantajı ile ön sıralara geçtik fakat çantanı aç ,diğer bankoya git yetmedi sonraki bankoya geç ve son banko da greencart sigortası yaptırdık .
  Bir aylık sigortaya  7,5 dolar ödeyince keyfim yerine geldi çünkü Türkiyede yaptırsaydım 50 euro ödeyecektim.


 
  
 
          Evet  sınırı geçtik benzin alalım dedik ve benzinin litresi 95 oktan premium için  0,95 manat kaç lira derseniz
1 manat_= 1,89 lira
0,95 *1.89=1,68 lira litre fiyatı
yani bize göre 3 te 1 fiyatına benzin alınca tabi ki her iki ülkede de  dizel araç çok az görürsünüz ve bol miktarda jeep türü araç görürsünüz.
 
 
 
     Azeri sınırını geçtikten sonra hedefimiz Gence şehri dedik ve yola koyulduk ,yolda polis araçları bol miktarda derken Genceye yaklaştığımızda  arkama polis aracı yapıştı ve durdum sonra tahmin edin ne oldu ,
 
İşte kısaca yaptığımız konuşmalar
 
*konakçısan ?
*Evet
*nere gidirsen
*Gence
*sollama yasağı olan yerde sollamışsan
*hayır yapmadım,çok dikkatliyimdir.
*yaptın ceza keseceğiz ,150 manat  ve çıkarken gümrükte ödeyeceksiniz.
*ama bu seferlik ceza yazmayabiliriz!!!!
 
     Siz olsanız ölümü gösterenin sıtmaya razı olurmusun teklifine ne derdiniz (akşama az var,öndeki arkadaşınız ilerde bir yerde ve intercomun  konuşma mesafesini aşmışsınız,   irtibat yok , ülkeye yeni girmişsiniz  vs..)
 
     Sonradan Azeri dostlarımızla ve orada yaşayan Türk dostlarımızla yaptığımız konuşmalarda öğrendik ki bu sistem tüm ülkeye yayılmış ve normal kabul ediliyor (yanlış anlaşılmasın doğru kabul edilmiyor)
      Neyse devam ettim arkadaşımla irtibatı tekrar sağladık ve Gence girişinde kocaman Haydar Aliyev parkını görünce dinlenmek ve gezmek maksatlı motorları park ederek park içine göz atalım dedik.
 
Bu arada çadır kurabilirmiyiz diye güvenlikçi gençlerden birine sorduk ve olmaz cevabını aldık.
 


 
  Parktan ayrılıp şehir içinde bir restorana girip wifi sini kullanıp ( Gürcistandan aldığımız beeline hattımız çalışmadı) görüşmelerimizi  ve sosyal medya hesabımızdan haberleşmemizi düzenledik.
 
   Sonrasında restoranda yemek yiyen polis merkezi amirini görünce çadır kurabileceğimiz yer varmı diye sordum o da 2 km ötede hacıkend diye bir yer tarif etti biz de yola koyuluk.
 
  Yine tahmin edin kaç km gittik,ben söyleyeyim yaklaşık 10 km gidince nerede bu yer diye yoldaki benzin istasyonunun birinde sorduk cevap en az 10 km daha var şeklinde oldu.!!!!
.
    Biz de benzin istasyonunun yakınında çadır kurma iznini alınca geceyi çadırda geçirdik ,sabaha  kadar köpekler çadır etrafından ayrılmadı.
 
4 NCÜ GÜN :
 
    Sabah kahvaltımız kampçı usulü oldu ve Genceyi gezelim diye şehre geri döndük,motorları park edip şehri gezelim dedik ve başladık.
 
                                                            Gence girişinde kitabe.
 

                                                        Şeyh Abbas camisi ve külliyesi.





                       Meşhur genceli şair Nizami Gencevi nin Megberesi (Türbesi ve Parkı )

Nizameddin İlyas Bin Yusuf veya Genceli Nizami / Nizami Gencevi (Azerice: Nizami Gəncəvi/نظامی گنجوی, Farsça: نظامی گنجوی Nezāmī Ganjavī  1141 – 1209), bugünkü Azerbaycan'ın Gence şehrinde yaşamış şair ve düşünürdür.
Felsefe, edebiyat, astronomi, tıp, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapmış bir 12. yüzyıl filozofu ve şairidir. Eserlerinin çoğunu Farsça yazan şair, Fars edebiyatında hamse türünün kurucusu sayılırdestansı şiir türünü zirveye taşımış, manzum aşk hikayelerinin en büyük üstadı unvanını kazanmıştır.
Eserleri kendinden sonraki şair ve düşünürleri etkileyerek Sadi-i Şirazi'nin Bostan'ında, Mevlana Celaleddin Rumi'nin Mesnevi'sinde, Emir Hüsrev Dehlevi'nin Hamse'sinde, Arif Erdebili'nin Ferhadnamesinde, Ali Şir Nevai ve Abdurrahman Cami’nin “Hamsal”larında, Fuzuli’nin Leyla ve Mecnun’unda yeniden işlenmiştir.






   Ve sonrasında Bakü hedefli yolculuğumuz başladı,
   Yol neredeyse çok az kıvrım yapan düz sayılabilecek bir yol ama Gence çıkışından itibaren yaklaşık 20-30 km kadar yan rüzgarı yiyince motorları hafif yana yatmış olarak sürdük ama olsun o da geçti.

   Yaklaşık 400 km sürüş yaptıktan sonra Hazar denizi göründü ve Bakü ye girmiş olduk,uygun bir yerde durup booking vasıtasıyla hostel araştırmasını ve seçimini yapınca hedefe doğru sürüşe devam ettik .
    İç Şehir denilen bölgedeki kalacağımız yere varıp yerleştiğimizde akşam olmuştu.


Gece biraz caddelerinde dolaştık ama yorgunluk ağır bastı .
 
5 NCI GÜN: Sabah geç kahvaltı sonrası Baküyü tanıma turumuz başladı ,büyük caddeler,büyük binalar,parklar ve heykeller şehri.
 
   Merkezden uzaklaştıkça dökülen ama tarihi özelliğini yitirmeyen binalar göze çarpıyor.
 











                             Bu heykeli Gürcistanın ikinci Cumhurbaşkanı Eduard Şevardnadze hediye etmiş.



 
  Gün içinde  yemek yiyeceğimiz yerde iki genç Türk vatandaşı ile tanıştık, onlardan biri sayesinde bir kaç büyük alışveriş merkezinde Azerbaycan halkının alışveriş heyacanına tanık olduk ki bizdeki AVM lerde gördüğümüz kalabalıkların aynısı burada da var.
 
                                   Genç arkadaşlarımız Aykut ve Gökhan her iki yanımızda.
 
 
6,7,8 ve 9 NCI GÜN: Artık dönüş zamanı geldi ve aynı yolu takip ederek geri dönüş başladı.
 sırasıyla Gence, bir gece konakladık.
 


Hostelin sahibi Hasan amca ile Türkiyedeki durum da olmak üzere Azerbaycan ve Rusya dan bahsederek geceyi geç saate getirdik  ilginç ve görmüş geçirmiş bir adam


















Sonrasında Gürcistan sınırına sürüş ve sınırdan geçiş ,yine Azerbaycan sınır kapısı uzun sayılabilecek işlemlerle geçti ama Gürcistan sınırından kısa sürede geçiş yaparak az bir zaman sonra Tiflis'e girdik .

                                                    Gence yakınlarında yolda kavun molası.

 
    Tifliste motorlar için emniyetli bahçesi olan hostelimize yine gittik ,iki Rus motorcu da konaklamak için gelmişler tek kelime İngilizce yok ,Türkçeyi sormadık bile bizde de Rusça yok ama yine de anlaştık.
 
Rusyadan çıkıp gelmişler, motorları eski ama bakımlı ki cesaret edip Gürcistanın dağını ,yaylasını dolaşıp geri dönecekler.
 

 
Geceyi geçirdik ertesi gün Batum'a devam ettik yoldan  kareler.
 
                                            Kavun yedik ,karpuz yemesek olmazdı.
 




Goride yolüstü dinlenme tesisi(motor sürmek elbetteki yorucu olabiliyor)

 
                  Ve Batum'a giriş yaptık , giderken denize giriyorlardı döndük hala denizdeler :)
 

 
Gezi dokuz günde bitti Türkiyeye girişte çıkarken yaşadığımız gecikmeyi yaşamadan kısa sürede işlemler bitti ve Trabzona doğru devam ettik.
   Bu geziye çıkarken ne yaşabileceğimizi çokta aklımıza getirmeden kişisel hazırlıklarımızı tamamlamıştık ancak benzer gezilere çıkan birçok motosiklet sürücüsünün tavsiyelerini elbette dikkate almıştık.

  Benim Gürcistan ve Azerbaycanda polisle ilgili şüphelerim vardı ama Gürcü polisi kontrolü sağlarken hiç rahatsızlık vermedi ancak Azerbaycan polisi için aynı şeyi söyleyemem kaldı ki kurallara azami riayet ederek sürdüğümüzü söyleyebilirim.

  Motorlarımızın güçleri birbirine yakın olsa da 1000 cc lik dört silindirli  Honda cbf ın hızlanma anlamında  elbetteki bariz farkı vardı,ama dört silindirli olması yakıt anlamında biraz fark ettirdi.

  Gelelim NC 750 X 'e  az yaktı ,çok gitti ,selesinin sertliği hariç   hiç sıkıntı çıkarmadı ,onu da 150 km civarında gittikten sonra mola vererek hallettim ,pek hallolmadı ya neyse.:)

Azerbaycan  da mesleğimden dolayı 15 sene önce beraber aynı yerde bulunduğumuz eski bir  arkadaşımı gördüm ona da sürpriz oldu, bu da ayrı bir hoş zamandı.

 Başladığımız yere geri döndük yorgunluk yüzümüzden okunuyor,biraz da bitmesinin hüznü var.

 
Sonrasında İlkay'ı Ankaraya doğru uğurladım ama kendisi gelmişken Sinop'u göreyim dedi ve sonra Ankaraya geçti .
 
 
 
 

MOTOSİKLETLE ORTA AVRUPADA 12 ÜLKE

                               MOTOSİKLETLE ORTA  AVRUPADA 12 ÜLKE 06.Eylül 2017 tarihinde Trabzondan başlayıp sırasıyla Bulgaristan,Ro...